(2004 S. K. m. 45, 72) (743 S. K. m. 859)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı bankaya 25.12.1992 vadeli 12.000.000.TL. bonoyu rehin ederek kredi kullandıklarını, bononun vadesi geldiğinde ödemek üzere başvurduklarında bono aslını vermediği için ödeme yapmadıklarını, davalının bono aslını bedelini almadan keşidecisine teslim ettiğini bu işlemde kusurlu olduğunu, buna rağmen hesaplarını üçer aylık dönemlerde 9.000.000.TL. faiz işlediğini, bu işletilen faizin usulsüz olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini ve hesabından kesilen 9.000.000.TL.nin istirdadını talep ve dava etmiştir. Davalı savunmasında, davacının kredi sözleşmesi ile kullandığı kredi nedeniyle bankaya borçlu olduğunu, uygulanan faizlerin kullanılan kredinin devre faizlerinden ibaret bulunduğunu, borcun vadesinde ödenmiş olması halinde davacıya ödeme belgesi verileceğini ve bu belge ile her zaman keşideciye başvuru hakkının bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu olduğu ve uygulanan faizin bu borca ait bulunduğu, senedin keşideciye teslim edilmesi ile davacının uğrayacağı zararın bu davada tartışılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava konusu bononun davalı bankaya rehin edildiği tartışmasızdır. Banka davacıdan olan kredi alacağının tahsili için öncelikle İİK. nun 45. maddesi uyarınca bu rehine başvurmak zorundadır. Ayrıca MK. nun 859. maddesi hükmüne göre de alacaklı rehinli taşınırın kaybolması, yok olması veya değerinin azalması yüzünden meydana gelen zararlardan, bunların kendi kusuru olmaksızın doğduğunu ispat edemedikçe sorumludur. Somut olayda bononun tahsil edilmeden keşidecisine teslim edilmesinde davalı banka kusurlu olup, bu nedenle bono bedelinden ve tahsil edilememesinden dolayı işleyecek temerrüt faizinden davacıyı borçlandıramaz. O halde mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda davacının talebi gözetilerek dava konusu bono nedeniyle hesabından kesilen faiz tutarının belirlenerek bu miktar ile borçlu olmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.11.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy