(818 S. K. m. 41, 98) (2004 S. K. m. 89)
Dava: Taraflar arasındaki kayıt-kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davadışı Slim A.Ş.nin müvekkili şirketten mal mukabili parça kömür ithal ettiğini, satışla ilgili olarak taraflar arasında 14.12.1990 günlü mülkiyeti muhafaza sözleşmesi imzalandığını, kömürlerin 9.1.1991 gününde gemiden tahliye edildiğini, ödemenin en geç 11.3.1991 gününe kadar yapılması gerektiğini, Slim A.Ş.nin Malatya Belediyesine üç adet fatura karşılığı 2.099.900 Ton Kömür teslim ettiğini, Malatya Belediyesinin 22.7.1991 gününde 50.000.000.TL. ödeme yaptığını, kömürlerin mülkiyeti sözleşme gereğince davacıya dönmüş olduğundan sonraki ödemelerin davacıya yapılması gerektiğini, Malatya Belediyesine bildirildiğini, 29.3.1991 gününde Malatya Belediyesinin davacıya 70.000.000.TL. ödeme yaptığını, aynı tarihte Şişli 3.İcra Müdürlüğünün 1991/1767 s. dosyasından gelen haciz ihbarnamesi ile Slim A.Ş.nin Malatya Belediyesindeki alacaklarına haciz konulduğunun bildirildiğini, Malatya Belediyesinin mülkiyet yönünden itirazda bulunarak açtığı davanın lehine sonuçlandığını ve kararın 21.10.1992 gününde kesinleştiğini, bu haciz ihbarından sonra müvekkilinin Malatya Belediyesinden olan alacağının 693.000.000.TL. olarak protokole bağlandığını, bunun döviz olarak tutarının 182.297 dolar olduğunu, 29.3.1991 ile kararın kesinleştiği 21.10.1992 tarihleri arasında dövizde meydana gelen kur farkı sebebiyle müvekkilinin 95.460.77 dolar zarara uğradığını, haksız haciz işlemi yaparak müvekkilini zarara uğratan davalının bu zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 95.460.77 doların faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, haksız fiilin ika edildiği tarihin 89/2 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 29.3.1991 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren bir yıl içerisinde açılmayan davanın dinlenemeyeceğini, meydana gelen zararla müvekkili bankanın ilgisi bulunmadığını, geç ödemede sorumluluğun Malatya Belediyesine ilişkin olduğunu, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının iflas tarihi itibariyle 1.749.404.495.TL. alacağı bulunduğu gerekçesiyle bu miktarın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı İflas İdaresince temyiz edilmiştir. Davacı Hansen Coal Gmbh. firması dava dışı Slim A.Ş.ne mülkiyeti muhafaza kaydıyla kömür satışı yaptığı, Slim A.Ş.nin bu kömürleri Malatya Belediyesine satıp teslim ettiği, davacı ile Slim A.Ş. aralarında anlaşma yaparak mal bedelinin Malatya Belediyesince davacı şirkete ödeneceğini kararlaştırmışlardır. Malatya Belediyesi davacıya ödeme yapmadan önce davalı banka kredi borçlusu Slim A.Ş.nin kömür satışı ile ilgili Malatya Belediyesinden olan alacağının haczini istemiş ve Belediyeye 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği, daha sonra 89/2. haciz ihbarnamesinin gönderildiği, Malatya Belediyesinin Marmara Bankası ile birlikte bazı kişiler aleyhine açtığı menfi tespit davasının Marmara Bankasının kabulü sonucu 26.12.1991 gününde karara bağlandığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacı, davalı bankanın 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri göndermek suretiyle Malatya Belediyesinden olan alacağını zamanında tahsil edemediğini, bu sebeple zarara uğradığını ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı bankanın kredi borçlusu Slim A.Ş.nin Malatya Belediyesine kömür satışı yaptığı kuşkusuzdur. Davalı bankada İİK. nun 89. maddesinin kendisine tanıdığı hakkı kullanarak Slim A.Ş.nin Malatya Belediyesinden olan alacağının haczini istemiştir. Bu talep üzerine Malatya Belediyesine 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderilmiştir. Davalı banka İİK. nun kendisine tanıdığı hakkı kullandığından, davacı da Malatya Belediyesi ile protokol yaparak ödemede gecikmeye sebebiyet verdiğinden uğranılan zarar ile davalı bankanın eylemi arasında illiyet bağı bulunmamaktadır. Davalı banka bu sebeple davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, gerekçede oyçokluğu, sonuçta oybirliğiyle 24.12.1998 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY AÇIKLAMASI
Dava, haksız haciz sebebi ile uğranılan zararın giderimine ilişkindir.
Davacının, üçüncü kişi Belediyeden olan alacağına davalı haciz koydurmakla zarara uğrattığından ve bu haczin haksızlığının açılan dava sonunda verilen hükümde belirginliğe kavuştuğunda uyuşmazlık yoktur. Bu halde davalı, kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca giderimle yükümlüdür. Ne var ki, üçüncü kişi Belediye 89/1 ihbarını yanıtlamamıştır. Anılan olgu BK.nun 43. maddesinin uygulanmasını gerektirir. Belirtilen açıdan yüce çoğunluğun davanın reddi gerektiği biçimindeki sonuca katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy