(1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı-davalı K.D. ile davalı-davacı ... AŞ. arasında mevcut ticari ilişki çerçevesinde davacı K.D.nin, ... A.Ş.den aldığı ünite dergilerine karşılık bazen çek-senet ile, bazen de nakit olarak ödemelerde bulunduğunu, menfi tespit davasına konu 26.9.1994 vadeli 95.000.000 TL lık senedin de K.D. tarafından borcuna karşılık ... A.Ş.ye verildiği, ... A.Ş.nin bu senedi cari hesapta göstererek, K.D.nin borcundan senet tutarı kadar indirimde bulunduğu, 95.000.000 TL lık senedin tahsili için yapılan icra takibine karşı, K.D.nin menfi davası açarak 26.9.1994 tarihli söz konusu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü ve yapılan yargılamada, 95.000.000 TL lık senet altındaki imzanın K.D.nin eli ürünü olmadığı gerekçesiyle K.D.nin anılan senetle borçlu olmadığının tesbitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
... A.Ş. Ankara 1. Ticaret Mahkemesinde 21.7.1995 tarihinde açtığı davada ticari ilişki nedeni ile 199.359.857 TL asıl alacak, 175.715.664 TL faiz alacağı olduğunu belirterek bu alacağın tahsilini talep etmiş, menfi tesbit dosyası ile alacak dosyası birleştirilmiştir.
... A.Ş.nin dosyaya ibraz edilen rüavın defterinde söz konusu 95.000.000 TL lık senedin K.D.nin ödemeleri arasında gösterildiği ve 31.12.1994 tarihi itibariyle cari hesabın sıfırlandığı, alacak-borç kalmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı-davacı ... A.Ş.nin anılan 95.000.000 TL lık senedin tahsil edileceği ihtimalinden hareketle kayıtlarını bu şekilde tuttuğunun ve ancak menfi tesbit davası sonucu tesis edilen kararla senedin tahsil imkanının kalmadığının kabulü gerekir.
Bu yön gözetilerek davacı-davalı K.D.nin 95.000.000 TL tutarındaki senet yerine bir başka ödemesinin bulunup bulunmadığı üzerinde durulup, bu yönde bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken bu yön düşünülmeden yazılı gerekçe ile birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.03.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy