(1086 S. K. m. 230, 275)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. M. Mumcuoğlu ile davalı T. Vakıflar Bankası T.A.O. vek. Av. G. Başaran gelmiş, diğer davalılardan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak, hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: HUMK. nun 275. maddesi hükmü gereğince hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez. Mahkemece anılan bu yasa hükmünün gözardı edilmesi doğru değildir. Kaldı ki davacı yanın bilirkişi ücretini yatırmamış olması veya yatırmayacağını bildirmesi, dayanmış olduğu bu delilinden vazgeçmiş sayılmasını gerektirir. Bu durumda tarafların diğer delilleri toplanarak bir karar verilmelidir.
Öte yandan mahkemenin, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmamış olduğu yolundaki gerekçesinde de isabet yoktur. Yukarıda yazılı olduğu gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına dair verilen 25.5.1998 tarihli ara kararında davacı yana verilen usulüne uygun kesin bir süre bu ara kararında mevcut değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı iddiaları gözetilerek HUMK. nun 230 ve devamı maddeleri hükümlerince davalı asıl Y. Zencirli'nin isticvap edilmesi, davalı şirketler arasındaki ilişki, çeklerin verilme nedeni, borcun üstlenilmesi hususları aydınlığa kavuşturulup, gerektiğinde bu yönde taraf delilleri de toplanıp sonuca uygun bir karar vermektir.
Ayrıca davacı vekili 1.4.1998 tarihli oturumda davalılardan H. Osmanoğlu aleyhine açtıkları davayı atiye bıraktığından davalılar hakkındaki davalarını sürdürdüklerini imzalı beyan ile bildirmiştir. Mahkemece anılan bu beyan gözetilerek bu davalı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekirken, davanın anılan davalı bakımından da reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı şirket yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 30.000.000. TL. duruşma vekalet ücretinin davan H. Osmanoğlu dışındaki davalılardan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy