(818 S. K. m. 484)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. Örenbaş ile davalılar vek. Av. E. Manyas'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden dava dışı Ö. Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'ne açılan diğer kredilerin yanı sıra davalıların müteselsil kefaletleriyle bu firmaya taşıt kredisi açılıp kullandırıldığını, borçluların sözleşme hükümlerine uymamaları nedeniyle hesapların katledilerek kat ihtarnamesi ve hesap özetlerinin borçlulara gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını ancak, davalıların itiraz ettiklerini belirterek haksız itirazın iptaline; %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili müvekkillerinin hiçbir şekilde müteselsil kefil olarak kredi sözleşmesi imzalamadıklarını, iddia edildiği gibi müvekkillerine tebliğ edilen bir kat ihtarnamesi de bulunmadığını, müvekkillerinin imzası bulunan geri ödeme planının ise müvekkillerinin hile ile hataya düşürülerek şahit olarak imzalarının alınacağından sözle imzalattırıldığını, kaldı ki, bu geri ödeme planının bir kefalet sözleşmesi olmadığını, müvekkilleri hakkında imzaları bulunmayan kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanamayacağını bildirerek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillerle taraflar arasında geçerli bir kredi sözleşmesinin mevcut olduğu ve geri ödeme tablosunda kefalet edilen miktarın ve kefillerin imzalarının açık bir şekilde yazılı olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılardan Ümit Kaçar'ın soyadı karar başlığında yanılgı sonucu Yaşar olarak yazılmış ise de, bu yanlışlığın HUMK. nun 459. maddesi uyarınca mahkemece her zaman düzeltilebileceği kuşkusuzdur. Ancak, sözleşmeye atıf yapılarak düzenlenen geri ödeme planında davalıların da imzalarının bulunmasının adı geçenlerin, kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olarak sorumlu tutulmalarını mümkün kılıp kılmayacağı hususunda önem taşımaktadır. BK.nun 484. maddesinde, kefalet akdinin yazılı şekilde yapılması gerektiğinin yanı sıra, kefilin sorumlu olacağı belli bir miktarın gösterilmesi gerektiğinin de öngörülmesi kefil olma iradesini ortaya koyan kimsenin, gerek kefil olacağı kimseyi ve gerekse kefalet ettiği miktarı açıkça bilmesi amacına yönelik bulunmaktadır. Somut olayda, mahkemece kefalet sözleşmesi olarak kabul edilen geri ödeme planında, borcun sebebi olarak GKT'nin ....... md. değinilen geri ödeme planı yazılıdır. Borcun sebebi olarak gösterilen Genel Kredi Taahhütnamelerinde davalıların imzalarının bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Mahkemece açıklanan bu yönler üzerinde gereği gibi durulmadan geçerli bir kefalet sözleşmesinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir olunan 65.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacı bankadan tahsili ile davalılara ödenmesine, peşin harcın istekleri halinde iadesine, 07.02.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy