(2004 S. K. m. 72) (743 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. Yaşar Yılmaz ile davalı vekili Av. Cavit Öztürk' ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İcra takibine ve davaya konu 10.6.1996 tanzim tarihli bono malen düzenlenmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesinde, yargılama aşamasında vermiş olduğu diğer dilekçelerinde ve beyanlarında, müvekkilinin davacıya nakit para verip dava konusu bonoyu aldığını savunmuştur. Bu durumda senet metni talil edilmiş olup, davalının nakten verdiği borç karşılığı alacaklı olduğunu kanıtlaması gerekir. Mahkemece açıklanan bu yön göz ardı edilerek ispat külfetinin davacıya ait olduğu ve iddianın kanıtlanamadığından bahisle davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına taktir edilen 65.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.03.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yanlar arasında çekişme konusunu oluşturan bonoda ihdas nedeni malen kaydını içermektedir. Davacı, keşidecisi olduğu bu bononun teminat amacıyla lehdarı olan davalıya verdiğini ileri sürerek bonodan dolayı borçlu olmadığının saptanmasını istemiştir. Böylece bonodaki malen kaydını değiştirmiş talil etmişdir. Buna karşılık davalı savunmasında bononun davacıya elden verilen para karşılığı olduğunu açıklamak suretiyle bonoyu talil etmiştir. Bu durumda her iki yan oluşan bildirimleriyle bononun mal karşılığı olmadığında sözbirliği etmişlerdir. Medeni Yasanın 6. maddesi hükmü gereği ispat yükünün davacıya ait olduğunun kabulüyle hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden, çoğunluğun ispat yüküne yönelik görüşüne katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy