(1086 S. K. m. 428)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. İ. Ü. davalı vek. Av. H. G.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1-Toplanan delillerle davalı elemanlarının düzenlediği 10.4.1997 tarihli raporla davacıya ait otel inşaatının hizmet binasına dönüştürülmesi için ne gibi eksikliklerin bulunduğunun kapsamlı şekilde belirlenmiş olmasına, davalı kurumun bu taşınmazın hizmet binası olarak alınması için yetkili kurumlara gerekli başvurularda bulunduğunun ve davalı kurum Genel Müdürünün gazetecilere gönderdiği yazı ve taraflar arasındaki yazışmalar gözetilerek davacıyla davalı kurum arasında akid öncesi bir ilişkinin kabulüyle tarafların akid öncesi bu sözleşmelerinde kusurlu davranışlarından sorumlu olacaklarının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışın kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Değinilen akid öncesi ilişki sırasında, otel inşaatının hizmet binasına dönüştürülmesi konusunda davalı kurum yetkilerince yapılan yazışmalar ve düzenlenen raporların davacı yan üzerinde yarattığı güven ve bu nedenle yapılan tadilat ve masraflardan sonra taşınmazın alımından vazgeçilmesi halinin davalı kurum yönünden kusurlu bir hareket olarak kabulü gerekir. Ancak davacı da, üzerinde satış yasağı bulunan binanın anılan ilişki sebebiyle satışa konu olabileceğini düşünerek tadilata girişmesi ve satışın davalı kurumun hangi yetkilisinin oluruyla gerçekleşeceğini araştırmaması yönünden kusurludur ve açıklanan bu durum itibariyle kusurunun davalı kuruma nazaran daha ağır olduğu kabul edilmelidir.
Bu nedenle mahkemece açıklanan bu hususlar çerçevesinde, bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmak ve uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 65.000.000-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy