(818 S. K. m. 110)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün isi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki Akaryakıt Bayilik sözleşmesinde taahhüt edilen satış miktarının gerçekleştirilememesi nedeniyle toplam 41.244.371.927.-TL cezai şartın asıl borçlu ve kefil olan davalılardan reeskont faiziyle tahsili isteminden ibarettir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı ile davalı şirket arasındaki bayilik sözleşmesinde diğer davalıların imzalarının bulunmadığı sözleşme ekinde davalı şirketin satacağı akaryakıt miktarının belirlendiği ve satışın eksik kalan kısmı için davacının maruz kaldığı kar kaybının cezai şart olarak ödeneceğinin belirlendiği, taahhütnamenin şirket dışındaki davalılar için kefalet belgesi niteliğinde olduğu, borcun ve kefalet limitinin belli olmaması nedeniyle geçerli bir kefalet olmadığı ve davalı şirketin 1.12.1997-27.4.1999 tarihleri arasında gerçekleştirilemeyen satışlara ilişkin toplam 25.691.456.968.-TL cezai şart ödemesi gerektiği ve bu miktarın davalı şirketin mahvına neden olmayacağı gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın 25.691.456.968.-TL. lık kısmının kabulüne ve dava tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar % 80 reeskont, bu tarihten sonra % 70 avans faizi ile davalı şirketten tahsiline, faiz oranlarındaki değişikliklerin icraca dikkate alınmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen taahhütname ile davalı şirket dışındaki diğer davalılar davacıya karşı davalı şirketin 4.11.1997 tarihli sözleşmeden doğan borçlarını yüklenmelerinin BK.nun 110. maddesi hükmünce üçüncü şahsın fiilini taahhüt niteliğinde olduğu gözden kaçırılarak kefalet olarak yorumlanıp yazılı şekilde adı geçenler hakkındaki davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy