(818 S. K. m. 104, 110) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan İbrahim Tosuner vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalıların kredi borçlarını ödemediklerini, girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı İbrahim Tosuner vekili, uygulanan faiz oranlarının sözleşmeye, Yargıtay İçtihatlarına ve MK.nun 2. maddesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Fatih Babalık vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında aktedilen sözleşmede, davalı İbrahim Tosuner'in borçlu diğer davalı Fatih Babalık'ın ise kefil olduğu ancak, kefalet limitinin gösterilmemiş bulunduğu gerekçesi ile davanın davalı İbrahim Tosuner yönünden kabulü ile 3.776.125.064.-TL üzerinden takibin devamına, %40 inkar tazminatının adı geçen davalıdan tahsiline, diğer davalı Fatih Babalık yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı İbrahim Tosuner vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Fatih Babalık, kredi kartı üyelik sözleşmesini garantör sıfatı ile imzalamıştır. Garanti sözleşmesi BK.nun 110. maddesinde düzenlenmiş olan üçüncü şahsın fiilini taahhüt niteliğinde olup, kefalet sözleşmesi niteliğinde bulunmadığından kefalette olduğu gibi limitle sorumluluk söz konusu değil ise de, garanti sözleşmesinde atıf yapılan sözleşme hükümleri gözetilerek garanti edenin riskinin ve dolayısıyla sorumluluğunun belirlenmesi gerektiğinden mahkemece garanti sözleşmesinin yapıldığı tarihteki kredi koşulları dikkate alınmak suretiyle garanti veren davalının sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken bu hususlar dikkate alınmadan garanti eden davalı Fatih Babalık yönünden davanın yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.
2- Davalı İbrahim Tosuner'in temyizine gelince;
Hesabın katı tarihine kadar banka hesap hareketlerini gösterir ekstreler ve bu dönemde uygulanan faiz oranları celbedilmeden yetersiz incelemeye dayalı olarak alınan bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması doğru olmadığı gibi, takip tarihine kadar işleyen temerrüt faizi ile bunun gider vergisine takip tarihinden itibaren tekrar temerrüt faizi yürütülmesine yol açacak ve BK.nun 104/son maddesi hükmüne aykırı olacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün; davacı yararına oyçokluğuyla 2 sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı İbrahim Tosuner yararına oybirliğiyle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2000 gününde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY DÜŞÜNCESİ
Banka ile asıl borçlu arasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinin aynı zamanda diğer davalılar yönünden de garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunda ve garanti sözleşmesinin tanımında çoğunluk görüşüne aynen katılıyorum.
Ancak, sayın çoğunluğun ...garanti sözleşmesinin yapıldığı tarihteki kredi koşulları dikkate alınmak suretiyle garanti veren davalıların sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği... yolundaki gerekçesine katılmıyorum. Şöyle ki;
Taraflar arasındaki sözleşmede garanti edilen belirli risk kredi kartı ile yapılacak harcamalar ve çekilecek nakdi avanslardır. Garanti sözleşmelerinde garanti edilen risk sınırının önceden belirlenmesi de zorunlu şart değildir. Sözleşmede yer alan doğmuş ve doğacak borç sözcükleri kredi kartı ile yapılacak borcu kastetmektedir. Kaldı ki sözleşmenin 14. maddesi limit aşımı halinde garanti verenin sorumlu olacağını hükme bağlamıştır. Garanti sözleşmelerinde riskin önceden sınırının parasal olarak belirlenmesinin gerekli olduğunu kabul etmek sözleşmenin kefalet olduğu sonucunu doğurur. Bu halde taraflar arasındaki kredi kartı sözleşmesinin bir garanti sözleşmesi olmayıp kefalet olduğunun kabulü gerekir. Oysa sözleşmenin garanti niteliğinde olduğunda ittifak vardır.
O halde, az yukarıda açıklanan nedenlerle kredi kartı kullanımından doğan hesap edilecek tüm borçtan asıl borçlu ile garanti verenin sorumlu olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy