(2918 S. K. m. 90)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, trafik kazası nedeniyle davacı tarafın araçlarında meydana gelen hasar bedeli değer kaybı ve ulaşım giderinin tahsili isteminden ibarettir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesiyle davalı sigortasından alınan bedel düşülerek 2.210.208.070.-TL hasar bedelinin tam kusurlu davalılardan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi ulaşım gideri ile değer kaybı talebinin reddine ilişkindir.
1- Mahkemece ulaşım gideriyle ilgili davacı talebinin reddinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu konudaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava trafik kazasından doğan tazminat isteği olup mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak davacıya ait araçta değer kaybı olmayacağı benimsenmiştir. Oysa davacının olaydan sonraki mal varlığının değeri olayın meydana gelmemesi halindeki değerinden daha az ise zarar var demektir. Nesnel zararı tayin etmek için kural olarak objektif değeri esas olmak gerekir. Bu ise rayiç değeridir. Onarılmış durumdaki aracın değeri ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür. Zararı tazminle yükümlü olan kimse tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecburdur. Davacının değer kaybı isteğinin reddi bu nedenle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.1.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy