(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı M.A.B.'ye kullandırılan krediye davalıların kefil olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar alacağın ipotek ile teminat altına alındığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
1 - Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2 - Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine imkan verecek açıklıkta da değildir.
Bu nedenle mahkemece, davacı bankanın defter ve belgeleri üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri göz önüne alınmak suretiyle hesabın kat edildiği tarihe kadar alacağın ulaştığı miktar ve bu miktara davalıların temerrüde düştükleri tarihe kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanarak temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak saptanmalı, asıl alacağa takip tarihine kadar sözleşme ile kararlaştırılan oran üzerinden temerrüt faizi ve faizin gider vergisi hesaplanarak takip tarihindeki toplam alacak uzman bilirkişi vasıtasıyla saptanmalı, temerrüt tarihi ile bulunan asıl alacak davalı kefillerin kefalet limitinden fazla ise kefilin borçtan kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu dikkate alınıp davalıların takip tarihi itibariyle sorumlu oldukları miktar her bir kefil için ayrı ayrı bulunmalı ve BK.nun 104/son maddesi hükümleri de gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, 2.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy