(2004 S. K. m. 72)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki iş ilişkisi nedeni ile keşidecisi dava dışı M. Kaplandan senetlerin davalıya ciro edildiğini ancak taraflar arasındaki yazılı anlaşma uyarınca davalının, bu bonoları sadece keşidecisinden tahsil etmesi gerekmesine rağmen müvekkili aleyhine takibe geçtiğini belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşma sırasında, davacı kooperatifle olan ticari ilişkisi nedeniyle bonoların kendisine ciro edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davalının imzasını içeren tutanak başlıklı belge ve tediye dekontundan dava konusu bonoların vade tarihlerinden sonra 24.7.2000 de davalıya temlik edildiği ve bu nedenle söz konusu cironun alacağın temliki hükmünde olduğu ve ayrıca, davacının davalıya borçlu olmadığının dosya içeriği ile anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının davalıya dava konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalının, yazılı protokole rağmen davacı hakkında icra takibine girişmesinin, kötü niyetli bir davranış olarak kabulü ile adı geçenin İİK. nun 72. maddesi uyarınca tazminatla sorumlu tutulması gerekirken bu konudaki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.6.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasında düzenlenen protokol ile dava konusu bonoların ödenmemesi halinde kooperatifin sorumlu olmayacağı kararlaştırılmış olsa bile, bu bonoların kooperatif tarafından davalıya yaptırılan işten doğan borca karşılık olarak ciro edildiği gözetildiğinde, davalı bu bonoları icra takibine kaymakla kötü niyetli kabul edilemez. Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının onanması düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy