(2004 S. K. m. 235) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, borçluya ait mahcuzun satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin davalıya ödenmesine karar verildiğini, davalının borçlulardan gerçek bir alacağı bulunmadığını, takip konusu çek ve takibin muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir.
Davalı vekili cevabında, takibin çeke dayandığını, davacının muvazaa iddiasını kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, karşılıksız çeklerde şikayetçi olunmamasının çekin muvazaalı verildiğinin ispatı için yeterli delil kabul edilemeyeceği davalı tanığının davalı ile borçlular arasında ticari ilişkinin var olduğuna yönelik beyanda bulunduğu, davacının muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, sıra cetvelinde pay ayrılan davalının alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir. Bu davada ispat yükü davalıda olup, davalının alacağının varlığını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Diğer tarafın açık muvafakati bulunmadığı sürece, alacak miktarına göre olayda tanık dinlenemez. Mahkemece, davalıya takip konusu alacağının gerçek olunduğunu kanıtlaması için delilleri sorulup, ibraz edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun olarak karar verilmesi gerekirken, ispat yükü konusunda hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy