(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile aralarında hiçbir akdi ilişki bulunmadığını iddia ederek icra takibine konulan bono ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ise, dava konusu bononun, kendilerinin dava dışı İ...Ltd. Şti.nden olan alacaklarına karşılık olmak üzere davalı tarafından üçüncü kişinin fiilini taahhüt kapsamında verildiğini savunmuştur.
Bononun keşidecisi davacı, lehdarı ise davalıdır. Bononun imzası inkar olunmamıştır. Bu halde davacının savunmasının aksini usulüne uygun deliller ile kanıtlaması ve üçüncü kişinin borcunu üstlenmediğini ispat etmesi lazımdır. Davacının borcunu ödemeyi taahhüt ettiği üçüncü kişiye karşı borçlu olup olmamasının üstlendiği edim yönünden önemi bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının borcunu davalıya ödemeyi taahhüt ettiği üçüncü kişiye karşı borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeple hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 26.11.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy