(2004 S. K. m. 62, 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davadışı Halil Ü.'e kredi verildiğini davalıların sözleşmede kefil olduğunu borcun ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, kredi sözleşmesinin kendilerine gönderilmediğini bu nedenle borçlu olup olmadıklarını bilemedikleri için takibe itiraz ettiklerini öne sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların takibe itiraz ve davaya cevap dilekçesinde sözleşmedeki imzalarını görmek istediklerini bildirdikleri, takip dayanağı olan kredi sözleşmesindeki imzaların davalılara ait olup olmadığının belirlenmesinin zorunlu olduğu, bu konuda gerekli olan isticvap ve talimat masraflarının verilen kesin süreye rağmen davacı tarafca karşılanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılar takibe itiraz dilekçelerinde, esasa ilişkin itirazları ile beraber, sözleşmeyi göremedikleri için imzaların kendilerine ait olup olmadığını bilmediklerini belirtmişlerdir. Bu beyan İİK.nun 62/5.maddesinde düzenlenen imzaya itiraz niteliğinde değildir. Ancak davalıların aynı zamanda borca ve faize de itiraz ettikleri gözetilerek mahkemece, işin esasına girilip, davacı bankanın takip tarihi itibari ile alacaklı olduğu miktarın ve bu miktardan davalıların sorumlu olup olmayacakları hususunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy