(818 S. K. m. 114) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, icra takibine konu 30.6.2000 tarihli 2.000.000.000.- TL. ve 31.5.2000 tarihli 1.000.000.000.- TL. miktarlı çeklerin hamiline yazılı olarak keşide edildiği bu çeklerin ilk ciranta olan A. T. tarafından davalıya ciro yoluyla teslim edildiğini, çeklerin hatır çeki olması nedeniyle karşılıklarının ödenmediğini, A. T. ile M. U.'un aralarındaki borç-alacak ilişkisini yenilemek amacıyla anlaşma yaptıklarını, aslında müvekkili tarafından düzenlenen çekler hatır çeki olduğundan, dava dışı A. T.'ın bu çekler yerine M. U.'a başka çekler verdiğini ve bu nedenle takip konusu çeklerin karşılıksız kaldığını iddia ederek, takip dayanağı çeklerle ilgi olarak borçlu olmadıklarının tespitine, çeklerin iadesine ve % 40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vadeli olarak keşide edilen çeklerin karşılığının çıkmaması nedeniyle protokol hükümlerini yok sayarak seçim haklarını kullandıklarını, davacıya ait çekleri takibe koyduklarını, hatır çekinin söz konusu olmadığını, borcun zamanında ödenmediğini beyan ederek, davanın reddini ve % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece davalının, dava dışı ciranta A. T. ile sözleşme yaparak borcun yenilenmesi hususunda anlaştıkları BK.nun 114. maddesine göre, tecdit sözleşmesinin geçerli olduğu, takip konusu çeklerin yenilenmek suretiyle bedelsiz kaldıkları, davalının icra takibinde kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davacının icra takip dosyasındaki çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine mahal olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Tarafların evvelce mevcut borcu sona erdirip yeni bir borç meydana getirme konusunda anlaşılmış olmaları halinde, tecditten söz edilebilir. Tarafların mevcut borcun yeni borçla sona erdirme hususundaki iradeleri sözleşmeden açıkça anlaşılmalıdır (BK.114/1)
Somut olayda mevcut borçla ilgili olarak üçüncü şahsa ait çekler verilirken, önceki senet ve çeklerin alacaklı M. U.'un elinde bırakılması tarafların yenileme iradesi ile hareket etmediklerini göstermektedir. Mahkemece, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 4.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy