(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Hasan K. arasında akdedilen Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesine davalının müteselsil kefil olduğunu, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmede kefil olduğunu, davacının öncelikle diğer borçlu Hasan K. hakkında takip ve dava yoluna başvurması gerektiğini, eğer bundan bir sonuç alınamazsa müvekkiline başvurulabileceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kefil kefalet limiti ve ayrıca kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur. Kredi sözleşmesinde davalı kefilin kefalet limiti 500.000.000.TL olduğu gibi, davacı vekili de 500.000.000.TL ve bu miktarın temerrüt tarihi olan 25.11.1999 tarihinden itibaren fer'ileriyle birlikte takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Bu durumda,. mahkemece kefalet limiti ile bağlı kalınarak ve HUMK.nun 74.maddesinde öngörülen taleple bağlılık ilkesi gözetilerek hüküm tesisi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy