(818 S. K. m. 49, 98/2)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında cep telefonu abone sözleşmesi bulunduğunu; davalının 14.9.1998'de telefonu konuşmaya kapattığını; bu kapatmanın ödenmeyen fatura borcundan ileri geldiğini öğrenmesi üzerine borcu 15.9.1998 de ödeyerek telefonun açılmasını talep ettiği halde açılma işleminin 16.9.1998 de yapıldığını; sözleşmenin 4.maddesinin, aboneye fatura edilecek borçlarını yasal süreler içinde ödenmemesi durumunda kapatma işleminin yapılabileceği hükmünü içerdiğini; müvekkiline tebliğ edilmiş bir fatura olmaksızın yapılan kapatma işleminden dolayı tacir olan müvekkilinin, müşterileri ile irtibatının kesilmesi, müşterilerince, işlerinin gereği gibi yapılmadığı ile itham edilmesi ve eleştirilmesi gibi olgular sonucunda ticari ve sosyal itibarı ile güvenin zedelendiğini; bu suretle kişilik haklarının zarara uğratıldığını ileri sürerek 500.000.000.-TL manevi tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, manevi tazminata hükmolunmasının kişisel hakların zarara uğraması ön koşuluna bağlı olduğu; mal varlığına ilişkin zararlardan dolayı manevi tazminata hükmolunamayacağı; somut olayda cep telefonunun hukuka aykırı bir şekilde kapatılmış olması eyleminin kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği nedenleri ile ayrıntılı incelemeye gerek görülmeksizin davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, aralarındaki sözleşmeyi ihlal etmek sureti ile cep telefonunu kapatan davalının, kişilik haklarına tecavüzde bulunduğu iddiasına dayalı olarak manevi tazminat isteğindedir. İleri sürülüş biçimine göre isteğin, BK.nun 98/2.maddesi yollaması ile aynı yasanın 49.maddesi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece davalının sözleşme hükümlerine aykırı bir işlemi olup olmadığı ve sözleşmeye aykırılık söz konusu ise, bu aykırılığın kişilik haklarını ihlal edecek nitelikte ve boyutta bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçe ile davanın reddinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy