(818 S. K. m. 483, 487) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki birleştirilen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Mihriban Aydınlı ile davalı Rıfat A. kendisine asaleten, diğer davalı Halide A.'e vekaleten gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Rıfat A.'e diğer davalının kefaletiyle verilen kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın katedilerek ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş, birleştirilen dosyada haciz yoluyla takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, davacı bankanın takibinde haksız olduğunu, ihtiyati haciz uygulanarak davalıların mağdur edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalıların ipotekli takip ve haciz yoluyla ilamsız takibe itirazlarının haksız olduğu gerekçesiyle davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı banka vekili Malatya 2.İcra Müdürlüğünün 1998/2814 sayılı takip dosyası üzerinden 21.6.1998 tarihinde genel haciz yolu ile ve aynı yer 3.İcra Müdürlüğünün 1998/4139 sayılı takip dosyasından ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişmiştir.
Her iki takibe itiraz üzerine açılan davalar birleştirilerek hüküm kurulmuşsa da, mahkemece yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. Bankanın alacaklı olduğu miktarın haciz yoluyla takibin yapıldığı 21.6.1998 tarihi itibariyle saptanması, saptanan meblağdan ipotek limiti mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi ve kefil Halide A.'in kefaletinden dolayı borçlu olduğu miktar saptanmadan karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy