(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sipariş sözleşmesi uyarınca davalıya talebettiği mallar teslim edilmesine rağmen, kısmi ödeme yapıldığını belirtip bakiye 896.302.500.-TL. alacağın sözleşme tarihinden itibaren aylık % 10 faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma yetkisinin İstanbul Mahkemelerine ait olduğunu, talep edilen faiz oranının yasal bulunmadığını ve müvekkilinin borcunu banka havalesi ile ödediğini öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 896.302.500.-TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında akdedilen 28.7.1997 ve 20.8.1998 tarihli "sipariş sözleşmeleri"inin 1.maddesinde, geç ödeme halinde vade farkı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bu durumda, faturalarda tanınan 60 günlük ödeme süresi geçirilerek yapılan ödemeler nedeni ile davacının vade farkı talebinde haklı bulunduğunun kabulü gerekirken, bu konudaki istemin reddi doğru olmadığı gibi, 3095 Sayılı Yasa uyarınca işin ticari niteliği gözetilerek dava tarihinden 31.12.1999 tarihine kadar reeskont faizi, bu tarihten sonra 15.12.1999 gün 4489 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gözetilerek, Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faize hükmedilmesi gerekirken, yasal faize karar verilmesi de isabetli değildir.
2-Davalı temyizine gelince; sipariş sözleşmelerinin 6.maddesinde yetkili mahkemelerin Kemalpaşa Mahkemeleri olarak belirlenmesi ve davanın da Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bu mahkemede açılması nedeniyle davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davalı savunmasında, borcun banka havalesi ile ödendiğini öne sürüp, buna ilişkin banka dekontunu da temyiz dilekçesine ekli olarak sunmuştur. Hernekadar dekonttaki açıklamadan ödemenin İzmir 2. İcra Müdürlüğünün 1999/1957 sayılı dosyasındaki borçla ilgili olduğu anlaşılmakta ise de, davalı anılan takibin ve işbu davanın aynı faturalara dayalı olup, ortada tek borç olduğunu ileri sürmesi karşısında davalının bu savunmasının araştırılması gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda ( 2 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, ( 3 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy