(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. Bülent Oğuz Balaban gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı tarafından davalıya gönderilen fatura bedelleri ve vade farkı alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Vade farkı istenebilmesi için taraflar arasında bu yönde yapılmış bir sözleşme veya süregelen bir uygulama varlığı ya da satışa konu mal ile ilgili olarak düzenlenen faturada, bedelin süresinde ödenmemesi halinde vade farkı alınacağına ilişkin olarak yer alan kayda alıcının itiraz etmemesi sebebiyle fatura içeriğinden sayılan hususun kesinleşmiş olması gerekir.
Taraflar arasında vade farkı sözleşmesi ve benimsenmiş bir uygulama olmadığı anlaşıldığından, davacı tarafından davalıya gönderilen faturalarda fatura içeriğinden sayılmayacak (dip not olarak) hususlara itiraz edilmemesinin bu kısımda belirtilen hususlar yönünden de taraflar arasında bir anlaşma birliğinin doğmuş olduğunun kabulünü gerektirmez. Bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan yazılı gerekçe ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy