(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya verilen 13.3.1999 tarihli 500.000.000.-TL. bedelli çek karşılığının makbuzla davalıya ve borçlu olduğu kişilere fazlasıyla ödenmiş olmasına rağmen aleyhine takibe geçildiğini iddia ederek borçlu olmadığının tespitiyle takip dosyasında ödenen 200.000.000.-TL.nın istirdadı ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dayanağı makbuz üzerine sonradan çeke mahsuben olduğuna dair ilave yapıldığını belirterek davanın reddiyle % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre davanın reddiyle % 40 tazminatın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, 23.3.1999 keşide tarihli çek bedelini ibraz ettiği dört adet makbuzla ödediğini ileri sürerek çek ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davacının dayandığı 5.5.1999 tarihli 125.000.000.-TL. bedelli ödemenin 13.3.1999 tarihli çeke mahsuben yapıldığı belirtilmiş ise de, taraflar arasında bu tarihli bir çekin söz konusu olmamakla beraber, davalı da davaya konu 23.3.1999 tarihli çeke müsteniden yaptığı takipte çekin tarihini 13.3.1999 olarak belirttiğinden ve makbuzun açıklama kısmının sonradan davalı tarafından doldurulması sebebiyle tarihteki çelişkinin icra takibinde çekin tarihinin yanlış yazılmasından kaynaklandığı ve taraflar arasındaki önceki tarihli çeklerin davacı tarafından bankaya ödenmiş olduğu anlaşıldığından ve dolayısıyla makbuzun başka bir alacağına ilişkin olduğu yolundaki savunma usulen kanıtlanamadığından ödemenin çeke mahsuben yapılmış olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığı gibi, davacının delil listesinde "vs. deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak davalıya yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yön düşünülmeden karar verilmesi de kabul şekli itibariyle isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy