(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Cavit Samancı ile davalı vek. Av. Erol Yılmazer'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin oğlunun davalı şirkette şoför olarak çalıştığını ve Rusya'ya mal götürdüğünü, malın Rusya'daki alıcıya usulüne uygun olarak teslim edilmediği ileri sürülerek davalının tehditle 6.000 Dolarlık bir bono imzalattırdığını ve bu bono ile icra takibine giriştiğini müvekkili ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını beyanla bono ile borçlu olmadığının tespitini haciz tehdidi altında ödenen 600.000.000.-TL'nin istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının oğlunun Rusya'ya götürdüğü malı gümrük yerine başka yere boşalttığını, Rus Ticaret Odasının gümrük kaçakçılığı sucu nedeniyle 87.053,72 Dolar gümrük vergisi ve cezası tahakkuk ettirdiğini, müvekkili şirket yetkilisinin Rusya'ya giderek 87.000 Dolarlık cezanın 12.000 Dolar olarak ödenmesi konusunda işin halledildiğini, davacının bunun ½'sinden sorumlu olduğu için bonoyu verdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bonoda nakden kaydı varsa da bononun Rus yetkili makamlarına ödenecek cezanın teminatı olarak alındığını beyan ettiği, ancak şu ana kadar ödenmiş bir ceza bulunmadığı bononun teminat vasfının devam ettiği gerekçesiyle takip tarihi itibari ile davacının borçlu olmadığının tespitine, ödenen 600.000.000.-TL'nin istirdadına ve %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalının bonoya dayanarak icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamamış bulunduğu gözetilmeden, davalının İİK.nun 72/5. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy