(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 210) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya hemen semere sağlayacak mal ve hizmet sattığını, davalının faturadan doğan borcunu faturada belirtilen sürede ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe faiz yönünden itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin temerrüdü bulunmadığını, bu nedenle takip öncesi faiz talebinin haksız olduğunu, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davalının fatura içeriğine itiraz etmediği gibi fatura konusu malı aldığının sabit olduğu, belirtilen müddet içinde ödenmemesi halinde geçecek her ay için % 12 finansman masrafı uygulanacağının faturada yer aldığı, fatura konusu malın hemen semere sağlayacak nitelikte olduğu gerekçesiyle davalının faize yönelik itirazının iptaline, takibin faiz üzerinden diğer koşullarla devamına, alacağın % 40'ı icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, ilamsız icra takibinde BK.nun 210.maddesine dayanarak 15.523.000.000.-TL. nın tahsilini istemiş, itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında da aynı yönde talepte bulunmuştur. Mahkemece, faturadaki kayda göre davacının vade farkı talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacının talebi BK.nun 210.maddesine dayandığından, vade farkı isteminin yerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi HUMK. nun 74.maddesine aykırıdır. Diğer yandan, sözleşme konusu akü ve rafların, hemen semere getirecek nitelikte olduğu yolundaki mahkeme kabulünün gerektirici nedenlerinin karar yerinde belirtilmemesi de isabetli değildir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy