(818 S. K. m. 106)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 25.1.1996 tarihli bayilik sözleşmesi düzenlendiğini ve müvekkiline bölge bayiliği verildiğini, sözleşme hükümlerine göre sürenin dolmasından üç ay önce fesih ihbarında bulunulmadığı takdirde bir yıl daha uzayacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının feshi ihbarda bulunmadan müvekkiline mal vermediği gibi başka şirkete bayilik verdiğini, dolayısıyla kardan yoksun kaldıklarını iddia ederek 5.000.000.000.-TL tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bayilik sözleşmesinin davacıya tek satıcı olma hakkını vermediğini, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmediği, uyarılara rağmen ödemelerde temerrüde düştüğünü davalının haklı fesih yetkisi doğduğunu, bu nedenle tazminat talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 25.1.1996 tarihinde bir yıl süreli düzenlenen bayilik sözleşmesi gereği davacıya ilk yıl mal gönderildiği ve sözleşmeye göre süre bitiminden üç ay öncesi fesih ihbarı yapılmadığından bir yıl daha uzadığı, ancak davalının mal göndermediği dolayısıyla akde aykırılığın söz konusu olduğu anlaşıldığından, BK.nun 106. maddesine göre davacının aynen ifadan vazgeçip tazminat isteyebileceği ve kar mahrumiyetinin müspet zarar kapsamında olduğu ve davalının kusurlu olmadığını ispatlayamadığından davanın kısmen kabulü ile 1.528.340.702.-TL'nin davalıdan tahsiline fazla istemin reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun uzman bilirkişi raporunda belirlenen davacı zararının hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına 25.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy