(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, aralarındaki bir alışveriş nedeniyle müvekkilinin davalıya 26.11.1998 vade tarihli 4.700.000.000.TL miktarlı bir senet verdiğini, ancak vadesi gelmeden 13.10.1998 tarihinde senet bedelinin tamamen ödendiğini, davalının senedi yırttığını buna rağmen 31.8.1999 tarihinde müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, böylece yırtılan senedin taklit senet olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine ve %40 tazminatın davacıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı tarafça ileri sürülen olayların hile niteliğinde görülmemesine, bir an için hile olarak yorumlanabileceği düşünülse bile BK.nun 31. maddesinde hükme bağlanmış olan bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılmış bulunmasına göre usulen kanıtlanamayan davanın reddedilmiş olmasında usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.09.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy