(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.Billur Kaya gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazını dava dışı G. Elektronik İnş.San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin davalı bankanın Silifke şubesinden kullanacağı kredinin teminatı olarak ipotek ettirdiğini asıl borçlu şirketin kullandığı kredi borcunu tamamen ödemesiyle davalı bankanın 18.6.1997 tarih ve 1582 sayılı yazısı ile bu ipoteği fekkettiğini, borcun sona ermesinden ve ipoteğin fekkinden yaklaşık 2,5 yıl sonra bankanın keşide ettiği ihtar ile 38.058.567.812.TL'nın ödenmesini istediğini ve takip yaptığını müvekkilinin haciz tehdidi altında 5.470.750.000.TL'yı çekinceli olarak ödemek zorunda kaldığını belirterek bu miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe itiraz süresi dolmadan ödeme yaptığını cebri-icra tehdidi altında ödeme yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını, istirdat davasının şartlarının oluşmadığını, davacının sadece teminat veren üçüncü şahıs olmayıp aynı zamanda kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu, müvekkili bankanın diğer kefiller tarafından başka ve daha değerli teminatlar sunulması karşısında, yeni teminatlar alma hakkının kullanılarak davacının vermiş olduğu ipoteği fekkettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında belirtilen görüşler çerçevesinde, genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olduğu ve davacıdan yapılan fazla bir tahsilat bulunmadığı gerekçeleriyle sabit olmayan davanın ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2494 Sayılı Yasayla değişik HUMK.unn 275. maddesinde " Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemeyeceği" hükme bağlanmıştır.Bu hükmün konuluş amacı, adaletin çabuk doğru ve ucuz gerçekleşmesi yanında bilirkişilik müessesesinin olması gerektiği gibi işlemesini sağlamaktır.
Somut olayda, mahkeme davalının müteselsil kefil olarak imzası bulunan genel kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünden bilirkişi görüşüne başvurmuştur.
Oysa, bu husus tamamen hakimin genel ve hukuki bilgisi ile çözümlenmesi gereken hukuki konudur. Kaldı ki, alınan bilirkişi raporlarında davacının müteselsil kefil olarak imzası bulunan kredi sözleşmesine istinaden dava dışı borçlu şirkete kullandırılan kredinin tamamen ödenmiş olduğu hesabın kapatıldığı bu kredi sözleşmesinden başka borçlu şirket ile davacının kefili olmadığı dört adet kredi sözleşmesi daha akdedilip kredi kullandırıldığı belirtilmiştir. Öte yandan, davacının kefil olarak imzası bulunan kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredinin teminatı olarak verdiği ipoteğin terkini davalı bankanın 18.6.1997 tarihli tapu müdürlüğüne yazdığı yazı ile istenilmiş, 22.7.1997 tarih ve 5778 yevmiye nolu işlem ile ipoteğin terkininin yapılmış olduğu tartışmasızdır.
Açıklanan bu hususlar gözetilerek, davalı bankanın davacıdan alacak talebinde bulunmakta haklı olup olmadığı tartışılmak suretiyle ve uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy