(1086 S. K. m. 21)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan Ekinciler Demirçelik A.Ş vek. Av. Dündar Ç. ile davalı vek. Av. Remzi S.nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Ekinciler A.Ş'nin diğer davacı vasıtasıyla davalı şirketten ark ocakları elektrik enerjisi satın aldığını, Nisan 1998 dönemi dahil fatura bedellerinin süresinde ödendiğini, Bakanlar Kurulunun 20.4.1982 tarih ve 98/11020 sayılı kararı ile Nisan 1998-Kasım 1998 arası enerji bedelinin teminat mektubu karşılığı erteleneceğinin hükme bağlandığını, müvekkili şirketin karara uygun sunduğu teminat mektubunu davalı tarafça kabul edilmeyerek 29.6.1998 tarihinde elektriğinin kesildiğini 30.6.1998 tarihinde yeniden açıldığını, elektriğin 26 saat 37 dakika kesilmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine, 176.000 Doların Türk Parası karşılığı 46.913.853.000.-TL maddi ve 20.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının ikametgah mahkemesi olan Adana Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacının dayandığı kararnamenin yayınlanmadığını bu nedenle yürürlüğe girdiğinin kabul edilemeyeceğini, elektrik kesilmeden davacının iddiası ile ilgili bir kararın müvekkili şirkete bildirilmediğini, tazminat davasında yabancı para talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının elektrik enerjisi borcunun teminat mektubu karşılığında erteleneceğinin Bakanlar Kurulu Kararı ile hüküm altına alındığı, davalının idari bu tasarrufun iptali için dava açmadığı, davacının teminat mektubu ibraz etmesine rağmen elektriği kesen davalının verilen zarardan sorumlu olduğu gerekçeyle 176.000 Doları Türk parası karşılığı 46.913.853.000.-TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı şirket vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik itirazının, davanın haksız fiile dayanması nedeniyle HUMK. nun 21. maddesinde öngörüldüğü şekilde haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi olan İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili bulunduğunun anlaşılmasına göre bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalının müvekkiline ait fabrikanın elektrik enerjisini haksız olarak kestiğini ileri sürerek zarar ve ziyan bedelinin tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının yokluğunda yapılan tespit raporu gözetilerek alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Oysa tespit sırasında davalı hazır olmadığı gibi, tespit raporu davalıya tebliğ edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının elektriğinin kesildiği, konusunda uzman bilirkişi kurulu ile birlikte inceleme yapılarak, davacının enerjisinin kesildiği süre içerisinde ne miktar üretim yapamadığının, enerji kesilmesi ile zararların nelerden oluştuğunun belirlenmesi ve oluşacak duruma göre karar vermekten ibarettir.
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin yetkisine yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy