(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Nuran Bayram ile davalı vek. Av. Bekir Üner'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava, davacı tarafından davalıya tevdi edilen, ancak davalının usulsüz işlemlerle yok ettiği iddia edilen bir kısmı hisse senetlerinin aynen iadesi ya da bedellerinin tazmini talebinden ibarettir.
Davalı vekili, 2.12.1999 tarihli ibraname gereğince davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalı nezdinde 16.7.1996 tarihinde açılan 2151 nolu yatırım hesabına dava konusu hisse senetlerinin tevdi edildiği, davalı tarafça bir takım satış ve havale işlemlerinin yapıldığı ve hesap bakiyesinin 1.1.1997 tarihinde faaliyete geçen Ş. Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş. nezdinde davacı adına açılan 583 nolu hesaba aktarıldığı ve yapılan görüşmeler sonunda davacı ile dava dışı bu şirket arasında 2.12.1999 tarihli ibranamenin düzenlendiği yolunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık anılan ibranamenin davalıyı da bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davalı nezdindeki yatırım hesabının dava dışı Ş. Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş.ye devredildiğinin davacıya sözlü de olsa bildirilmiş olduğu dava dilekçesindeki beyanlardan anlaşılmaktadır. Davacı bu durumu bilerek dava dışı yatırım şirketi ile ilişkisini sürdürmüş ve yapılan görüşmeler sonunda 2.12.1999 tarihli ibranameyi düzenlemiştir. İbraname ekindeki faiz hesaplama tablosuna göre 4.3.1996 tarihinden itibaren hesap yapıldığı sabittir. Dava dışı Ş. Yatırım ve Menkul Değerler A.Ş. 1.1.1997 tarihinde faaliyete geçtiğine göre o tarihten önceki dönemi de kapsayacak biçimde ibraname düzenlenmesinin davalı nezdindeki hesap döneminin de ibra edildiğini gösterdiği yolundaki davalı itirazları üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 97.500.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy