(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili banka ile borçlu Muharrem Çevik arasındaki ferdi kredi sözleşmesinin davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, borçlular aleyhine girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaliyle %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen 31.1.2000 günlü bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne hükmedilen miktarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle alacak likit bulunduğundan, icra inkar tazminatına hükmolunmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki 2 no.lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Kredi sözleşmesinin kefili kendi temerrüdü gününden itibaren limiti kapsamındaki kefalet borcunun temerrüt faizinden ve faizin gelir vergisinden sorumlu ise de, banka sigorta muamele vergisinden sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi, denetime de elverişli olmadığından, davacı banka defter ve belgeleri üzerinden özellikle kredi sözleşmesi hükümleri gözönüne alınmak suretiyle alacağın ulaştığı miktar saptanıp ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek sözleşmenin 9. maddesine göre araştırma yapılıp temerrüt faiz oranının belirlenmesi için bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden rapor alınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyi içeren raporun hükme esas alınması isabetsizdir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 no.lu bentlerde açıklanan sebeplerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy