(818 S. K. m. 81)
Davacı 1-Mes İplik San. ve Tic. A.Ş vek. Av. U. Demirci 2-Nadir Naseh-Naseh Kol. Şti. ile davalı Yidaş-Yavuzlar İplik ve Dok. San. A.Ş vek. Av. N. Sağay Müdahil M. Arif Yavuz vek. Av. K. Özen arasında görülen dava hakkında Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 8.4.2002 gün ve 91-298 sayılı hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 26.9.2002 gün ve 4471-6114 sayılı İlamına karşı davacılar ve müdahil vekillerince süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelenip gereği görüşülmüştür.
KARAR
1) Müdahale isteyen M. Ali Yavuz'un temyiz istemi müdahale talebinin reddine ilişkin hüküm bölümüne yöneliktir. Dairemizce, oyçokluğuyla müdahilin, hükmün tarafı olmadığından hükmü temyiz edemeyeceği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Oysa, bu kişinin isteği (HUMK'da yer alan) fer'i ve (içtihatlarla benimsenen) asli müdahale kurumlarıyla bağdaşıklık göstermez. Davanın, açtığı bir başka dava sonucuna kadar yargılamasının ertelenmesini istemektedir ki, buna olanak bulunamaz. O nedenle yerel mahkeme kararının gerekçesinin belirtilen biçimde değiştirilerek HUMK.nun 438/son maddesi gereğince kararın anılan bölümünün onanması, oybirliği ile kararlaştırılmıştır.
2) Davacı tarafın karar düzeltme isteği ise, davadaki iddialarının haklılığı yönünde hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. Gerçekten taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince davalı, belirledikleri; (14) adet taşınmazı tüm takyitlerden arındırılmış olarak davacı yana devredecektir. Tapulu taşınmazların devri, tapu sicilindeki devirle olur. Anılan taşınmazlar, tapudaki sicille devre konu edilmemiştir. Onlar, satış vaadi sözleşmesi kapsamına alınmış ve tapu kaydına şerh edilmiştir. Bu tür bir şerh, ayni hakka benzer bir hak oluşturur ve fakat mülkiyet devredilmiş gibi bir sonuç meydana getirmez. Tarafların sözleşme koşullarını satış vaadi biçiminde değiştirmiş olmaları da ayni güçte (yazılı belge) olmadan kabul edilemez. Kaldı ki, devir, takyitler kaldırılarak gerçekleşecektir. Takyitler kaldırılmış değildir. Dahası, davalı edimleri arasında işçi ihbar ve kıdem tazminatlarının da ödenmesi vardır. Davalı, bu edimini de yerine getirmemiştir. Belirtilen gerçekler, bu kez yapılan incelemeyle ortaya konulmuş bulunduğundan karar düzeltme isteğinin kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan açıdan bozulması, oyçokluğuyla kabul görmüştür.
Sonuç: HUMK.nun 440 ve 442. maddeleri uyarınca, karar düzeltme isteğinin kabulüne ve Dairemiz Kararının 26.9.2002 gün ve 4471/6114 sayılı onama kararının kaldırılarak ilk bentteki nedenlerle yerel mahkemenin açıklanan yöne ilişkin gerekçesinin değiştirilerek düzeltilmesine ( oybirliği ile ) ve ikinci bentteki nedenlerle de mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına (oyçokluğuyla) peşin ve onama harçlarının istek halinde geri verilmesine 10.3.2003 gününde karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar 19.11.2001 tarihli protokol ile aralarındaki ticari ilişkiyi tasfiye etmeyi amaçlamışlardır. Protokolün 1. maddesinde davalının 385.000 USA ödemesi karşılığında, aleyhindeki iki adet takibin durdurularak ibra verilmesi ve fabrikanın davacı tarafından tahliyesi öngörülmüştür. Davalı ödemeyi gerçekleştirmiş ve aleyhindeki takipler nedeniyle de ibra olunmuştur. Davacının bu maddeye göre edimi fabrikayı tahliye etmektedir.
Öte yandan 2. madde de her ne kadar taşınmazların tapuda devirleri kararlaştırılmış ise de davacı yan bunları noter satış vaadi ile almayı kabul etmiş ve satış vaadi de tapuya işlenmiştir. Ayrıca satışı vaat edilen taşınmazlar üzerinde bulunan takyidatların kaldırılması içinde bir süre kararlaştırılmamıştır.
Bu durumda kendi edimini yerine getirmeyen yani (1) maddeye göre taşınmazı tahliye etmeyen davacının karşı tarafın edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, öngörülen sürenin dolmasını da beklemeden sözleşmenin feshini talep etmesi haklı görülemez. Aksine kabul BK'nun 81. maddesi hükmüne ve her türlü sübjektif hakkın kullanılmasını objektif iyi niyet prensiplerinin yani dürüstlük kurallarının denetimi altına koyan Medeni Kanunun 2. maddesine aykırılık teşkil eder.
Bu nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerektiğinden sayın çoğunluğun 2. bentteki karar düzeltme isteminin kabulüne ilişkin görüşlerine katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy