(Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında 10 Haziran 1958 Tarihinde New York'ta Yapılan Sözleşme m. 2) (2675 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki hakem kararının tenfizi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Tevfik Adnan Gür ile davalı vek. Av. Erendiz Önal'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında 5.8.1998 tarihinde 581663 ve 581664 numaralı iki adet sözleşme imzalandığını, davalının sözleşmeden doğan edimini yerine getirmemesi üzerine Livorpol Pamuk Birliği Tahkim Kuruluna başvurulduğunu, hakem mahkemesince 106.451,62 Doların davalıdan tahsiline karar verildiğini ileri sürerek hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ve tahkim şartı bulunmadığını, sözleşmelerde müvekkili firma yetkililerinin imzalarının yer almadığını, tenfizi istenen kararın kesin ve bağlayıcı olmadığını, savunma hakkının ihlal edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında tahkim şartı bulunduğu, davalıya savunma ve kararı temyiz hakkı tanındığı, tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hakem kararlarının tenfizine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yabancı hakem kararının tenfizini talep etmiştir. Yabancı hakem kararının tenfizi talebinin reddini gerektiren nedenler 2675 Sayılı MÖHUK.nun 45. maddesinde ve davacının tabi bulunduğu Ülke ve Türkiye'nin taraf olduğu 1958 tarihli NewYork Sözleşmesinin V.maddesinde hükme bağlanmıştır. Mahkemece; tahkim sözleşmesi yapılmamış veya esas sözleşmeye tahkim şartı konulmamışsa, hakem kararı genel ahlaka veya kamu düzenine aykırı ise hakem kararına konu olan uyuşmazlığın Türk Kanunlarına göre tahkim yoluyla çözümü mümkün değilse, hakkında tenfiz kararı istenen taraf hakem seçiminden haberdar edilmemiş yahut iddia ve savunma imkanından yoksun bırakılmışsa, hakem kararı tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptal edilmişse yabancı hakem kararının tenfizi talebini reddeder. Tahkim Sözleşmesinin geçerliliği yönünden NewYork Sözleşmesinin II/2. maddesinde karşılıklı olarak gönderilmiş mektup veya telgraflarda bulunan veya taraflarca imzalanmış sözleşmeler içine konan hakem şartı veya hakem mukavelesinin anlaşılacağı hükme bağlanmıştır. Tenfizi istenen hakem kararında 581663 ve 581664 nolu sözleşmelerde yer alan hakem şartının geçerli olduğu belirtilmiş ve mahkemece de tahkim şartının NewYork Sözleşmesinin 2. maddesi hükmüne uygun olduğu kabul edilmiştir. Hakem heyeti tarafından davalıya hakem seçimi ve yargılama için bildirimde bulunulduğu, kararın kesinleştiği bilirkişi incelemesi sonucu saptanmış olup, mahkemece tenfiz koşullarının varlığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.11.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yabancı hakem kararlarının tenfizine karar verilebilmesinin koşullarından biri de kararın bir tahkim sözleşmesine bağlanmış olması durumudur. Böyle bir koşulun varlığında (öteki koşullar da mevcutsa) tenfize karar verilebilir. Yabancı hakemlerin kendilerini görevli saymaları yeterli değildir. Böyle bir değerlendirme, tenfiz mahkemesini bağlamaz. 2675 Sayılı Yasanın (gerekçesinde de açıklandığı üzere) 45/a maddesi gereğince Türkiye'de tenfize karar verecek olan mahkemenin, bu koşulun varlığını Türk Hukuku açısından usulen araştırması gerekir.
Somut olayda, tahkimi içeren karşılıklı yazılarla oluşan sözleşmedeki imzalara itirazla bu koşulun gerçekleşmediği savunulmuştur. Öyleyse savunma araştırılıp sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararı bozulmalıdır. 07.11.2002 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy