(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 404)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. Ece Zihniye Özdemir ile davalı şirket yetkilisi Ahmet Yağcı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı avukatı ile davalı şirket yetkilisinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkili bankanın kredili müşterisi olan davalı Ergene Tarım Ltd. Şti.ne kredi kullandırıldığını, diğer davalıların da kredi sözleşmelerinin müteselsil kefili olduğunu, kredi hesabının kat edildiğini ve ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek haksız itirazın iptalini ve % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde, Ergene Tarım Gıda Ltd. Şti.nin kredi hesabından evrakta sahtecilik yapılarak para çekildiğini, kredinin kullandırıldığı iddia edilen dekontlardaki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını, evrakta sahtecilik suçu izlendiği için savcılığa dilekçe verdiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporuna göre kat tarihi itibariyle davalıların 40.079.995.245.-TL. borçlu olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, takibin devamına % 40 icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme ile hükme esas alınan bilirkişi raporu yetersiz ve Yargıtay denetimine de olanak verecek açıklıkta değildir.
Davalı şirket, kredi kullanmadıklarını tediye fişlerindeki imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını savunduğuna göre, öncelikle tediye fişlerindeki imzalara yönelik imza incelemesi yaptırılarak, davalı şirketin kredi kullanıp kullanmadığının belirlenmesi gerekir. Bankanın davalı şirkete kredi kullandırdığı kanıtlanırsa, konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan savunma da gözetilmek suretiyle banka defterleri ve dayanağı kayıt ve belgeler üzerinde yapılacak inceleme sonucunda, bankanın kat tarihi itibariyle alacaklı olduğu miktar ve takip tarihine kadar oluşan faiz ile takip tarihi itibariyle toplam alacak miktarının belirlenmesi, BK.nun 104/son maddesi hükmü de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, takip talebinde, asıl alacağın yanı sıra işlemiş faiz üzerinden, takip tarihinden sonra da temerrüt faizi talep edildiğinden takip talebindeki toplam alacak üzerinden faiz yürütülmesi BK.nun 104/son maddesine aykırı olduğu gibi, davacı banka çalışanları hakkında davaya konu kredinin kullandırılması ile ilgili Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/168 sayılı dosyasında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ve mevsuf dolandırıcılık suçlarından açılan davanın devam ettiği bu olguların mevcudiyeti ya da sonuçta verilen hükümle saptanması halinde bunun hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek ceza davasının sonucunun beklenerek uygun sonuç dairesinde bir hüküm tesisi gerekirken, yetersiz araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy