(2004 S. K. m. 235)
Dava: Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde satış bedelinin garameten paylaştırılmasına karar verildiğini, müvekkili idarenin haczi davalının haczinden önce olması nedeniyle satış bedelinin davacı idareye ödenmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde satış istemeyen davacının haczinin düştüğünü, usul ve yasaya aykırı iddianın dinlenemeyeceğini belirterek şikayetin reddini istemiştir.
Mercii Hakimliğince iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı idarenin haczinin davalının haczinden önce olduğu, 6183 sayılı yasada kamu idarelerinin haczinden itibaren belli süre içinde satış istememesi halinde haczin düşeceğinin öngörülmediği gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle şikayet konusu 296 parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin haczi daha önce olan davacı Vergi Dairesine ayrılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu alacaklarının tahsili yönünden özel yasa niteliğindeki 6183 sayılı yasada belli sürede satış istenmediği takdirde haczin düşeceğine ilişkin bir hüküm olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan Mercii Kararının İİK'nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA, 12.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy