(2004 S. K. m. 72) (6762 S. K. m. 592, 690)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının yakınlarına yapılan alışveriş için açık hesaba karşılık verilen açık bononun, açık hesap kapatılmasına rağmen iade edilmeyerek alacaklı hanesine davalı adı yazılarak takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: TTK. nun 690. maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken kanunun 592. maddesinde tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bir kambiyo senedinin işleme konulurken tamamlanmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, bononun lehtar hanesi açık bırakılarak bir başkasına tevdii mümkündür. Bu hal senedin, kambiyo senedi olma vasfını etkilemez senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunu ve davalının senedi kötüniyetle ya da ağır kusurlu olarak devraldığını ispat külfeti kendisinde olan davacı borçlunun kanıtlaması gerekir. Somut olayda, davacı yanca yukarıda açıklanan hususlar kanıtlanamadığından mahkemece yazılı biçimde davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy