(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Davacı, davalıya sipariş verdiği mallara karşılık çek keşide ettiğini ve bir kısım ödemede bulunduğunu, malların teslim edilmemesi sebebiyle verilen çeklerin ve yapılan ödemenin karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı şirket temsilcisi ise malların teslim edilmediğini doğrulamakla birlikte önceki alacak borç ilişkisinden dolayı dava konusu çekleri icra takibine koyduğunu savunmuştur. Bu halde çeklerin önceki ilişkiden doğan alacağa karşılık olarak alıkonulduğunun ispat külfeti davalı tarafa düşmektedir. Oysa davalı vekili 2.4.2001 günlü duruşmada şirketin ticari defterlerinde böyle bir alacağın görünmediğini beyan etmiştir. Yine aynı duruşmada davalı ve vekili mahkemeye sunabilecekleri başkaca delilleri bulunmadığını açıkça bildirmişlerdir. Dosyadaki bilgi ve belgeler davalının savunmasını kanıtlamaya elverişli ve yeterli değildir. Bu itibarla davalı tarafın esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Ancak somut olayın özelliği gözetildiğinde, davalının takibinde kötü niyetli olduğu kabul edilemeyeceğinden mahkemece İİK. nun 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isabetli değildir.
Sonuç: Yukarıda (2) no.lu bentte gösterilen nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 01.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy