(6762 S. K. m. 23) (213 S. K. m. 229, 230)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. P.G. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete partiler halinde kumaş satıldığını, tebliğ edilen faturalarda %10 vade farkı uygulanacağının belirtilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevabında, davacıya ödemelerin çekle yapıldığını, reddi çek alan davalının vade farkı isteyemeyeceğini taraflar arasında vade farkına ilişkin bir anlaşma bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı tarafından ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturalarda 30 günlük ödeme süresi verildiği, bu sürede ödenmeyen faturaları! % 10 vade farkı uygulanacağının belirtildiği, öngörülen sürede ödeme yapılmayan faturaların bedeline vade farkı uygulanmasının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Vade farkı istenebilmesi için bu konuda taraflar arasında bir sözleşmenin bulunması veya vade farkı ile ilgili benimsenmiş bu uygulamanın mevcut olması gerekir. Somut olayda bu şartlar bulunmadığından vade farkı talep edilemez. Zira taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış olmakla beraber geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda vade farkı kaydı bulunan faturalara TTK. nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup, vade farkının kabul edildiği ve isteyebileceği anlamına gelmez. (YIBK'nun 27.06.2000 gün ve 1/1 esas ve sayılı kararı)
Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulünde isabet görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy