(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı banka vekili, müvekkili ile dava dışı Süleyman Görkem arasında imzalanan kredi sözleşmesinin davalı Nuri Savcun'un müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, hesap kat ihtarına rağmen ödenmeyen alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptaline, takibin devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının alacağın 3.620.156.250.000.-TL. ilk kısmına itirazının iptaline, alacak hesaplamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda .... Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2001/1784 s. takip dosyasındaki takibin 3.620.156.250.000.TL. üzerinden takip ve devamına... ... davacının Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2001/1784 s. dosyasındaki 4.017.784.765.-TL.nın tamamı ile ilgili itirazının iptali ile ilgili talebin reddine.... denildiği durumda gerekçeli kararda ... Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2001/1784 s. takip dosyasındaki takibin 3.620.156.-TL. üzerinden takip ve devamına.... ..... davacının Ceyhan İcra Müdürlüğünün 2001/1784 s. dosyasındaki 4.017.784.765.-TL.nın tamamı ile ilgili davalının itirazının iptali ile reddine.... denilmiştir. Bu hal HUMK. nun 381/2. maddesine ve aynı kanunun 388'nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir. Anılan kanun hükmüne göre hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ilişkin herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istem sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiştir. Mahkemece açıklanan bu kanun hükümleri gözetilmediği gibi, somut olayda kredi sözleşmesinin kefili olan davalının sorumluluğunun sözleşmedeki kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğu gözetilerek davacı bankanın takip tarihindeki asıl ve faizden kaynaklanan alacağının ne miktarda olduğunun saptanarak bu miktar üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına, takip gününden itibaren asıl alacağa BK.nun 104/son maddesine aykırı düşmeyecek biçimde temerrüt faizi yürütülmesine olanak verecek biçimde hüküm kurulması gerekirken, bu yönlerin de gözardı edilerek yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 14.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy