(6762 S. K. m. 589, 599, 730) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı N. Kundura San. Tic. Ltd.Şti. namına keşide ettiği çekin postada kaybolduğunu, çekte yazılı borcun lehtara ödendiğini, daha sonra çekin ortaya çıkıp ciro yolu ile hamilin müvekkili hakkında takip yaptığını, davalı cirantanın haklı hamil olmadığını, lehtar şirketin kaşe ve imzası atılarak ciro edilmiş gibi gösterildiğini belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin müvekkiline ciro yolu ile geçtiğini, cirolarda herhangi bir kopukluk bulunmadığını, müvekkilinin yetkili, iyi niyetli hamil olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin postada kaybolduğu, lehtar N. Kundura San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkili temsilcisi A. Saatçıoğlu, çekin arkasındaki cironun şirketlerine, imzanın da kendisine ait olmadığını bildirdiği, davacının borcunu N. Kundura Ltd. Şti.'ne ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi caizdir. Diğer bir deyişle, beyanlar birbirinden bağımsızdır. Bu husus TTK. nun 589. maddesinde de açıkça ifade olunmuştur. Buna göre, bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını sahte imzaları, mevhum (gerçekte mevcut olmayan) şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen (bağlamayan) imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmez. Aynı esas, TTK. nun 730/1. fıkranın 3.bendinin yollamasıyla çekte de geçerlidir. Buna göre, dava konusu çeki ciro eden dava dışı N. Kundura Ltd. Şti.'nin cirosunu oluşturan imzanın sahte olması, diğer cirantaların imzalarının geçerliliğini etkilemez. Somut olayda keşidecinin imzasının sahte olduğu iddia edilmediğine göre, çekin sahte olduğuna ilişkin mutlak def'i bu olayda uygulanamaz. Açıklanan bu ilkelere göre, TTK. nun 730/1. maddesi fıkrasının 5.bendi yollamasıyla aynı yasanın 599. maddesi gereğince davalının bile bile borçlu zararına kötü niyetle hareket ettiğinin araştırılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy