(818 S. K. m. 41, 98)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı şirket yetkilisi İsmail Özgören ve vek. Av. Raziye Ünal ile davalı vek. Av. Filiz Dündar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı vekili, davalı ile müvekkili şirket arasında 24.6.1995 gününde Seyyar Bayilik sözleşmesi ve Bayilik sözleşmesi Eki imzalandığını, bu sözleşmelere göre, davalının adını kullanarak Kuzey Irak'tan gelen motorinin yurtiçinde müvekkilince satışının ve bu iş karşılığında davalıya her ay belirli bir miktarda isim hakkı bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, edimlerini düzenli olarak yerine getirmelerine rağmen davalının 29.12.1997 gününde henüz 5 yıl dolmadan akitleri fesih ettiğini, haksız fesih sebebiyle zarara uğradıklarını iddia ederek fazlaya dair haklar saklı kalarak 1.000.000.000.TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı savunmasında taraflar arasında 24.6.1998 günlü sözleşmeler dışında 18.7.1995 günlü bir başka sözleşme de bulunduğunu, davalının Kuzey Irak'tan gelen motorinin yanında kendi şirketlerine ilişkin ürünleri de satmayı taahhüt ettiğini, ancak başka firmalara ilişkin ürünleri pazarladığı gibi yurda kaçak yollar ile giren motorini sattığının maliyece tesbit olunduğunu, bu sebeple akidlerin fesih edildiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle davalı yanca akitlerin fesih edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar ve Sonuç: Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle davacının 24.6.1995 ve 18.7.1995 günlü sözleşmeler uyarınca kullandığı isim hakkını zedeleyici biçimde davrandığının kabulü ile yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy