(1086 S. K. m. 275) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.Kamil Aköz gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili tarafından işletilmekte olan "Otel Clup Akdeniz" adlı tesiste, davalı tarafından yurt dışında getirilen turistlere konaklama hizmeti verildiğini, hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacı savunmasında, davalıya herhangi bir borçları bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan ek bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında "konaklama hizmet sözleşmesi" yapıldığında çekişme bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacıya ait tesiste kaç müşteriye hizmet verildiği noktasındadır.
20.5.2000 tarihli rapor ile ödemeler ve davalıya tebliğ olunmayan faturalar mahsup edildiğinde davacının 2.260.271.390.-TL. alacaklı olduğu belirlenmiş ise de, tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda davalının borcu bulunmadığı ve 2.739.728.610.-TL. fazla ödemesi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece yapılan bu tespit davacı alacağı olarak kabul edilerek 2.739.728.610.-TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükme esas alınan rapor ve ek rapor yeterli araştırma ve incelemeyi içermemektedir. Davacı taraf asıl rapora ve ek rapora karşı yaptığı itirazlarında, tesiste konaklayan kişilerin isimlerini bildirmiş ve bu kişilerin davalı yanca gönderildiklerini belirterek yurt dışından turist getiren operatörlerden ve gümrük kapılarından isimlerin sorulmasını istedikten sonra alacağın 2000 yılına ilişkin olduğunu ve bu yıl içinde davalı yanca 1999 yılına ilişkin borç için yapılan ödemenin talep edilen yıldan düşülemeyeceğini de itiraz olarak ileri sürmüştür. İncelenen ödeme makbuzlarında ödemelerin 1999 yılına ait olduğu açıkça belirtilmektedir. Anılan ödemelerin 2000 yılına ilişkin alacaktan mahsubu doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının bilirkişi raporlarına yaptığı itirazlar üzerinde durulup, gerektiğinde yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtasıyla tarafların tüm kayıt ve defterleri ile itiraz doğrultusunda toplanacak deliller ile birlikte inceleme yaptırılıp alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmek gerekirken, eksik inceleme ile ve bilirkişi raporu hatalı yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davada kabul ve red oranları gözetilmeden taraflar yararına eksik vekalet ücretine hükmolunması ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin uygulanmaması da kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.5.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy