(2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vek. Av. Mehmet Taşabak ile davalı vek. Av. Nedret Yılmaz'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Dava itirazın iptali ve %40 tazminat istemine yöneliktir.
Davacı vekili, davalıya sim kartları satıldığı ayrıca Eğitim de verildiğini satılan mallar ve verilen hizmet için faturalar düzenlendiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile aralarında yazılı sözleşme bulunmadığını, davacının eğitim vermediği gibi teslim edilen sim kartların da ayıplı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne 1.581.000-Fransız Frangına yönelik itirazın iptal edilmesine takibin takip talebindeki, şartlarla devamına 56.715.594.000.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup faturalara itiraz edilmemiş olmasına, davalının ayıp ihbarında bulunduğu yolundaki iddiasını usulüne uygun delillere kanıtlayamamasına, alacak likit olup İİK. nun 67/2. maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı takip talebinde fatura gününden itibaren işleyecek senelik %12 faizi ile birlikte alacağın tahsili isteminde bulunmuştur. Faturalarda ödeme tarihinin gösterilmesi alacağın muaccel olduğunu göstermekte olup, alacağın muaccel olması da tek başına temerrüt faizi ödetilmesini gerektirmemektedir. BK.nun 101. maddesinde borcun ifa edileceği tarih taraflarca tayin edilmemiş ise muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşmüş olacağı öngörülmüştür. Somut olayda icra talebinden önce davalının temerrüde düşürüldüğü iddia edilmediğinden alacağa takip gününden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken fatura gününden itibaren faize hükmedilmesi isabetli olmadığı gibi, yabancı para alacağına uygulanması gereken faiz oranı 3095 s. Yasanın 4/2 maddesi hükmünde belirtilmiş olmasına ve Ziraat Bankasından bildirilen faiz oranları dikkate alınmadan takip talebinde istenilen senelik %12 faize hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 250.000.000.-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 10.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy