(818 S. K. m. 28)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. H.A.D gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacıların 06.11.2000 tarihinde davalıdan 101.000 DM karşılığı beş adet hah satın aldığı, 30.000 DM'nin ödendiği bakiyesi için 31.03.2001 tarihli 60.000 DM'lik ve 20.11.2001 tarihli 11.000 DM'lik iki poliçe verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacılar vekili, halıları alıp Almanya'ya giden müvekkillerinin halıları Köln Sanayi ve Ticaret Odası tarafından görevlendirilen uzmana gösterdiğini ve bu uzmanın verdiği 25.11.2001 tarihli raporda halıların gerçek değerinin 34.650 DM olduğunun saptandığını, davalının davacıların hulus ve saffetinden yararlanarak gerçek değerinin üstünde fahiş fiyatla halıları sattığını, bu nedenle öncelikle poliçelerin ödenmemesi için tedbir karan verilmesini, sözleşmenin iptalini davalıya ödenen 30.000 DM'nin istirdadını ya da ibraz edilen rapora göre bakiye borcun 4.650 DM olarak saptanması halinde bu bedel üzerinden hüküm kurulmasını yapılan masrafların ve uğranılan zararın tazmini zımnında 5.000 DM'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların satın aldığı halıların dünyaca ünlü Ö. Halıcılık tarafından üretildiğini, yurt dışında yaptırılan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, satın alınan emtia ve miktarı gözetildiğinde davacıların ticari amaçla veya koleksiyonculukla uğraştıklarının anlaşıldığını, hulus ve saffet içinde oldukları yolundaki iddiayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bir hukukçu ve iki bankacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alma ve bu rapora göre, davacıların Alman vatandaşı olduğu, davalının hilesi ile değerinin iki misli bedelle halıların satıldığını, sözleşmenin hile üzerine kurulduğu gerekçesiyle sözleşmenin iptaline, 30.000 DM'nin davalıdan istirdadına 60.000 DM'lik ve 11.000 DM'lik poliçelerin iptaline, davacıların fazlaya dair haklan saklı kalmak üzere 5000 DM zararın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların satın aldığı halıların hile ile gerçek değerinin üzerinde bir fiyatla satıldığı iddiasıyla açılmıştır. Hile, gerçeği bilmiş olması halinde kişinin o yolda irade açıklamayacak iken karşı tarafın davranışları ile iradesinde yanlış bir karar meydana getirecek açıklama yolu ile bir sözleşmenin gerçekleşmesi ve hukuki ilişkinin kurulmasının sağlanması olarak tanımlanmaktadır. Davacı hile iddiasına dayanmış ise de hilenin nasıl gerçekleştiği açıklanmamıştır. Bir satım sözleşmesinde satım konusunun gerçek değeri ile semen arasında paralellik bulunmaması serbest piyasa kuralları içinde mutlaka hilenin varlığını göstermez.
Davalı satışa konu halıların özel dokuma halı olduğunu ve niteliklerini belirterek Almanya'da düzenlenen rapora itiraz etmiş ve halıların değerinin saptanması için yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmadan ve halıcılık konusunda uzman olmayan bilirkişi heyetinin Almanya'daki tespit raporunun ciddi ve bilimsel olduğuna dair görüşü hükme esas alınmıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa öncelikle hile iddiasının dayanakları açıklattırılıp ayrıca halıcılık konusunda uzman bilirkişi kuruluna halılar üzerinde inceleme yaptırılarak halıların nitelikleri ve satış tarihindeki bedelinin belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Öte yandan hükmedilen 5000 DM'lik tazminatın yasal dayanak ve belgeleri gösterilip tartışılmadan bu miktara hükmedilmesi de kabul şekli itibari ile isabetsizdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 400.-YTL. Duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy