(2004 S. K. m. 72, 89)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, davalının dava dışı Oğuzlar İnşaat Ltd.Şti. aleyhine giriştiği icra takibinin kesinleşmesi üzerine müvekkiline gönderdiği birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz edilmesine rağmen ikinci kez birinci haciz ihbarnamesi gönderip, usulsüz tebliğ sonucu süresinden sonra itiraz edildiğini ve davalının ikinci haciz ihbarnamesi gönderdiğini, müvekkilinin takip alacaklısı ve borçlusu ile hiçbir ilişkisi olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı tarafından gönderilen birinci haciz ihbarnamesine davacının süresi içinde itiraz etmesi üzerine davalının üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini İİK.nun 89/3.maddesine göre Tetkik Merciine ispat etmesi gerekirken aynı borç için aynı dosyada bu konuda yasal hakkı olmamasına rağmen davacıya yeniden ikinci kez birinci haciz ihbarnamesi gönderdiği, bu haciz ihbarnamesinin yasal sonuç doğurmasına olanak olmamasına rağmen davacının bu konuda genel mahkemede dava açmaya zorladığı gerekçesiyle davalı takip alacaklısının 22.8.2001 tarihli birinci haciz ihbarnamesi ve 30.10.2001 tarihli ikinci haciz ihbarnamesini çıkarmaya yasal hakkı olmadığından davacının bu icra dosyasında davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mevcut bir alacak için çıkarılan birinci haciz ihbarnamesine üçüncü şahsın itirazı üzerine alacaklı aynı alacak için yeniden birinci haciz ihbarnamesi gönderemez. Ancak İİK.nun 89/4.maddesi gereğince üçüncü şahsın bu beyanının doğru olmadığını belirterek icra mahkemesine başvurabilir. Ne var ki, birinci haciz ihbarnamesine itirazdan sonra yeni bir alacak doğmuş ise üçüncü şahsa İİK.nun 89.maddesi uyarınca yeni bir haciz ihbarnamesi gönderilmesi olanaklıdır. Bu nedenle mahkemece ikinci kez birinci haciz ihbarnamesi çıkarılan alacağın ilk haciz ihbarnamesinden sonra doğup doğmadığı, başka bir anlatımla ilk haciz ihbarnamesine konu alacak olup olmadığı araştırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.07.2005 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy