(2004 S. K. m. 138) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vekili Av. B
K
gelmiş davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onunu yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davadışı D
Ltd. Şti. ile imzalanan kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete kullandırılan krediye davalının kefil olduğunu, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında kefil olarak imzaladıkları sözleşmenin TL. cinsinden olmasına rağmen davacı bankanın yabancı para cinsinden kredi kullandırması sebebiyle kefaletin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere ve özellikle kefilin kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumlu olduğu ve kredi sözleşmesinin 2. ve 3. maddeleri gözetilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Takip talebinde davacı banka İİKnun 138/3. maddesine aykırı olarak %10 avukatlık ücreti talep etmiştir. İİKnun 138/3. maddesine göre, vekil vasıtası ile yapılan takiplerde vekalet ücretinin alacaklı ile borçlu arasında yapılmış sözleşmeye bakılmaksızın icra müdürü tarafından avukatlık ücret tarifesine göre hesaplanması gerektiğinden, mahkemece %40 oranında vekalet ücretinin tahsiline imkan verecek biçimde itirazın iptal edilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMKnun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarda (1) sayılı bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan sebeple hüküm fıkrasının birinci paragrafının ikinci satırındaki devamına, sözcüğünden sonra gelmek üzere (vekalet ücreti takdirinde İİKnun 138/3 maddesi dikkate alınmasına) cümlesinin yazılmasına ve kararın HUMK. 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 400.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istem halinde iadesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy