(818 S. K. m. 19, 20, 21)
Dava: Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Şafak Vural ve arkadaşlarının davacı bankanın müzayaka halinde bulunmasından istifade ederek grup oluşturup, bankada yaptıkları gecelik faiz işlemleri ile yüksek oranda faiz geliri elde ettiklerini, bankanın gabini nedeniyle bu işlemlerin geçersiz olduğunu iddia ederek davalılara toplam 14.768.160.327. TL. borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, tacir olan bankanın müzayaka halinden söz edilemeyeceği, akit serbestisine göre belirlenen faiz oranları üzerinden kendilerine ödemede bulunulması gerektiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1259, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1281, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1282, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1304, İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/1307, İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/779 esas sayılı alacak davaları menfi tespit davası ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, davacı bankanın gabin iddiasına ilişkin koşulların oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl davacı ve birleşen davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden birleşen davaların davacı vekili, 16.4.2004 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşıldığından, birleşen davacıların temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekmektedir.
2- Davacı İktisat Bankası (TMSF) vekilinin temyizine gelince;
Uyuşmazlık, davacının iddiasına dayanak oluşturan gabin koşullarının somut olay açısından gerçekleşip gerçekleşmediği ve dolayısıyla davacı bankanın fazla faiz tahakkuk ettirildiği gerekçesiyle davacının hesabından kesinti yapıp yapamayacağı noktasında toplanmaktadır.
O halde öncelikle gabin'in tanımı ve koşullarına kısaca değinmekte fayda ve zorunluluk bulunmaktadır.
Borçlar Hukukumuzun ana ilkelerinden biri olan sözleşme serbestisine BK.nun 19, 20 ve 21. maddeleri ile birtakım sınırlamalar getirilmiştir.
Gabini düzenleyen BK.nun 21. maddesinde; Bir sözleşmede edimler arasında açık bir nispetsizlik bulunduğu takdirde, eğer gabin zarara uğrayan tarafın muzayaka halinde bulunmasından veya külfetinden yahut tecrübesizliğinden yararlanmak suretiyle meydana getirilmiş ise, zarar gören taraf bir yıl içinde sözleşmeyi feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir hükmü yer almaktadır. Madde hükmünden hareketle gabin'i şu şekilde tanımlayabiliriz.
Gabin, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin diğer tarafın müzayaka halinden (zor durumda, sıkıntı ve darlık içinde kalmasından), tecrübesizliğinden veya hiffetinden (düşüncesizlik ve uçarılık) yararlanmak suretiyle aşırı bir menfaat elde etmesi, edimler arası bir dengesizlik yaratması demektir. (Burcu Kalkan, Türk Hukukun Gabin, İst. Ocak 2004, Sahife 51) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.1.1973 T. ve 1971/1-376 E, 24 K. Sayılı kararında aynen şunlar söylemiştir. Gabin, dar ve zor durumda kalmalarından ötürü sözleşme yapmaya sürüklenmiş kişileri korumak ve zayıfı güçlüye ezdirmemek için daha çok sosyal amaçlarla kabul edilmiş bir müessesedir.
Görüldüğü gibi gabin'in biri objektif diğeri de subjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır.
Bir sözleşmenin edimleri arasındaki aşırı oransızlık objektif unsuru oluşturmaktadır.
Aşırı oransızlığın karşı tarafın özel durumundan yani müzayaka veya hiffeti ya da tecrübesizliğinden bilerek yararlanması sonucu doğması gerekir ki buna da subjektif şart denmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 5.2.1969 tarih, ve 66/1-263/90 sayılı kararında da açıkça belirtildiği gibi Gabin vardır diyebilmek için, objektif şart ile birlikte sübjektif şart teşkil eden müzayaka veya hiffet veyahut tecrübesizlik hallerinden birinin dahi bulunması ve alıcının bu durumu bilmesi ve ondan faydalanması, diğer bir deyimle karşı tarafın durumunu istismar etmesi lazımdır.
Davacı-birleşen davalı banka vekili dava dilekçesinde ve birleşen davalara verdiği cevap dilekçelerinde, davalılar birleşen davacıların birlikte grup oluşturup, grup faizinden yararlanmak suretiyle yüksek faiz geliri elde etmek için ekonomik kriz nedeniyle müzayaka halinde bulunan banka ile gecelik faiz anlaşması yaptığını, bu sözleşmenin gabin ahlaka ve hukuka aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda mahkemece, davalılar-birleşen davacıların hesabına tahakkuk ettirilen gecelik faiz oranlarının, öncelikle uyuşmazlık konusu dönemlerde (daha sonra TMSF ye devir olunan bankalar hariç) diğer banka ve aracı kurumların uyguladığı repo, ters repo ve gecelik faiz oranları araştırılarak aşırı olup olmadığı, diğer bir anlatımla sözleşmedeki ivazlar arasında açık bir dengesizlik (objektif unsuru) bulunup bulunmadığı, şayet bir nispetsizlik varsa bunun bankanın aşırı oranda gecelik faizlerin uygulandığı dönemde, içerisinde bulunduğu koşullara göre müzayaka halinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı (sübjektif unsur) ve yukarıda açıklanan hususlar da gözetilerek banka kayıtları üzerinde, ekonomist, bankacı ve borçlar hukuku konusunda uzman öğretim üyelerinden oluşacak bir bilirkişi kurulu ile inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle birleşen davacıların temyiz itirazlarının vazgeçme nedeniyle reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davacı-birleşen davalı banka yararına BOZULMASINA, davalı-karşı davacının peşin harcının istek halinde iadesine, 24.01.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere ve onların değerlendirilmelerine göre yüce çoğunluğun 2 nolu bozma kararlarına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy