(1086 S. K. m. 283)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Bakkalım adı altında bayilikler vererek dağıtımını yaptığı malların satılmasını sağladığını, davalının müvekkilinden servis talep ettiğini kendisine gerekli dekorasyon ve inşaat işlemlerinin yapıldığını ayrıca mal teslim ederek açık hesap çalışmaya başladıklarını ancak, davalının 28.032.816.030.TL cari hesap borcunu ödemediğini iddia ederek bu miktar alacağın banka reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dekorasyonun bedelsiz yapıldığını sözleşme şartlarına göre mal teslimi ile ödemelerin aynı anda yapıldığını bu nedenle borçları bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Karşı davasıyla da tarafların birlikte çalışmaya başlamasından iki ay sonra davacı-karşı davalının edimlerini ifada kusurlu olduğunu talep edilen ürünleri karşılayamadığını 5 ay kadar tekel ürünü satamadığını bundan doğan kar kaybının 1.320.000.000.TL olduğunu ve gıda ürünlerinin karşılanamaması nedeniyle ihbarsız fesih haklarını kullanarak piyasadan mal aldıklarını haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, uğramış oldukları zarardan 2.000.000.000.TL maddi tazminat ile teslim alınan stoktaki mal bedelinden ödenmeyen 5.000.000.000.TL ile sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken %11 mal satış komisyonu 1.000.000.000.TL olmak üzere toplam 9.320.000.000.TL'nin sözleşme gereği reeskont faiz oranının 20 puan fazlasıyla tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacı davalıdan 28.032.816.030.TL cari hesap alacağının tahsilini talep etmiş olup ibraz ettiği fatura bedelleri toplamının 6.603.621.853.TL olduğu ancak, bu faturaların bir kısmında %10 fatura altı iskontosu uygulandığı bir kısmında ise uygulanmadığı anlaşılmakla alacak miktarının belirlenemediği defterlerinin ise TTK. hükümlerince usulen tastiklenmediği davalı-karşı davacının ise iddialarını kanıtlayacak delil ibraz etmediği dolayısıyla tarafların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle asıl dava ve karşı davanın reddine dair verilen karar davacı-karşı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli görülmemiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 13-e maddesi hükmü ve davacı karşı davalının itirazları da gözetilerek konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak kurula yeniden inceleme yaptırılarak uygun sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy