(6762 S. K. m. 599) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan H. Balta vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketten taksitle mal aldığını karşılığında 150.000.000.-TL. bedelli, 25.2.2001 keşide tarihli bono verdiğini ve bedelini ödediğini, buna rağmen bononun diğer davalı Hatip'e ciro edilerek icra takibine konu edildiğini belirterek bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. Balta vekili, ödeme iddiasının diğer davalıya karşı ileri sürülmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmeden doğan borcu taksitlerle ödediği gerekçesiyle 20.3.2002 tarihli 150.000.000.-TL. bedelli senet nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmiş, hüküm davalı Hatip Balta vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı Hatip Balta, dava konusu bononun ciro yoluyla hamili olup, lehtar şirkete yapılan ödemenin kendisini bağlamayacağını savunmuştur. TTK. nun 599 maddesine göre, poliçeden dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez, meğerki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. Keşideci ile lehtar arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan defiler iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemez. Meğerki hamil bonoyu iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket etmiş olsun, somut olayda, davalı hamil olduğunu ileri sürdüğünden davalı hamilin bilerek borçlunun zararına hareketle iktisap ettiğini davacının kanıtlaması gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilerek davacıya hamil davalının kötü niyetli senedi iktisap ettiği hakkındaki delillerini ibraz olanağı tanınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy