(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. A. Eraslan ile davalı vek. Av. M. E. Atabek'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilleriyle davalı arasındaki akdi ilişkinin 24.9.2002 tarihli protokol ile tasfiye edildiğini ve davalı elinde bulunan 30.8.2002, 30.9.2002 tarihli iki adet toplam 12.000.000.000.-TL. çeklerin iadesi gerekirken iade olunmayarak icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıkların tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacıların 24.9.2002 tarihli protokoldeki edimlerini yerine getirmediği için protokolün geçersiz hale geldiğini bu nedenle çekleri icra takibine koyduklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı tarafın 24.2.2002 tarihli protokol ile üstlendiği edimini yerine getirmediği ancak 5.350.000.000.-TL. ödemesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki akdi ilişki 24.9.2002 tarihli protokol ile tasfiye edilmiştir. Protokole göre davacı yanca istenilen edimlerin yerine getirilmesi halinde davaya konu iki adet çekin iadesi kararlaştırılmıştır.
Protokolün 1.maddesine göre davacı taraf davalıya 30.9.2002 tarihli 4.000.000.000.-TL. ve 25.10.2002 tarihli 4.800.000.000.-TL. iki adet çek verecektir. Davalı tarafın da kabulünde olduğu üzere bu çekler davalıya verilmiş, daha sonra da davacıya iade edilerek davacı tarafından da muhatabı bankaya iadeye verildiği anlaşılmaktadır. Davalı bu çeklerin bedeli tahsil edilmeden iade edildiğini savunmuş ise de, çeklerin borçlu elinde bulunması bedelinin ödendiğine karine teşkil eder. Hal böyle olunca çeklerin bedelinin tahsil edilmeden iade olunduğunun davalı yanca kanıtlanması gerekir. Aksi takdirde davacı taraf protokoldeki edimini yerine getirmiş sayılır.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilemeden ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375,00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy