(3065 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av.Barış Sütken ile davalı vek.Av.Lütfiye Başol'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline çeşitli marka ve nitelikte lokomotif motor parçası sipariş ettiğini ve satın alacağı malzemelerin KDV'den muaf olduğu düşüncesi ile KDV istisna belgesi verdiğini, müvekkilinin İstanbul Defterdarlığı katma Değer Vergisi Genel Müdürlüğünden görüş istediğini verilen cevapta davalıya satılan parçaların KDV'ye tabi olduğunun bildirildiğini, herhangi bir vergi kaçağına sebep olmamak için faturaların KDV hesap edilerek kesildiğini ancak, davalının KDV'yi ödemediğini davalıdan 25.528.416.710.-TL.KDV alacağı olduğunu belirterek bu alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Demiryolu taşıma araçlarının üretimi, bakımı ve onarımında kullanılmak üzere davacıdan alınan malzemelerin istisna kapsamında olduğunu, davacının bunu bilerek teklif verdiğini ortada tarih ve tahakkuk ettirilmiş bir vergi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre hizmetin aksamadan yürütebilmesi için alınan parçaların lokomotiflerde kullanılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle KDV'den muaf olduğu kaldıki sözleşme aşamasında KDV alınmayacağının davacı tarafından bilinmekte olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı idare davacı ile sözleşme yaparken satın alınacak parçaların KDV Kanununun 13/2. maddesi kapsamında olduğu ve bu malzemelerin KDV'den istisna olacağını gösteren Eskişehir Taşbaşı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 9.4.2001 tarihli KDV istisna belgesini ekleyerek KDV alınmayacağını tekeffül etmiş ve davacı da buna güvenmiştir. Ancak İstanbul Defterdarlığı Katma Değer vergisi Gelir Müdürlüğünün 3.5.2002 tarihli yazısında ve KDV Genel Tebliği seri No. 48 de demiryolu taşıma araçlarının aksam ve parçaları için KDV istisnası uygulanmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca dava konusu satış işleminden sonra yapılan benzer alımlar da davalının KDV ödemesi yapması da gözetilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 375.000.000.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy